çoraplarım nerde

Haziran 24th, 2010 Yazan: PoYraZ

ADAM : Çorabım nerede?

KADIN : Bilmiyorum, hiç aramadı.

ADAM : Kusura bakma sevgilim, ben çıplak ayakla hiçbir espiriye gülemiyorum.

KADIN : O zaman çorabını giy, zira ben espiri yapmaya devam edeceğim.

ADAM : Bulabilsem giyeceÄŸim.

KADIN : O halde çorabını bulunca haber ver

ADAM : Son kez soruyorum, çorabım nerede?

KADIN : Hayatım çorabını rehin almışım gibi davranma. Ne bileyim ben.Aynı evde yaşmaya başladığımızdan beri sen hep bu soruyu sorarsın ve ben hep aynı yanıtı veririm: Çoraplarının takipçisi değilim.

ADAM : Ama ben değişik bir yanıt alma umudumu umutsuzca sürdürüyorum.

KADIN : Çoraplarını birbirine sokup top yaptıktan sonra evin en ücra köşesine atmaktan vazgeçsen daha iyi değil mi?

ADAM : Lütfen şu çorap brifingine bir son verebilir misin ?

KADIN : Bu telaşının sebebi nedir acaba ?

ADAM : Geç kaldım.

KADIN : Nereye?

ADAM : Gitmem gereken yere.

KADIN : Neresi orası?

ADAM : Bilmiyorum.

KADIN : Bilmediğin bir yere nasıl gideceksin ?

ADAM : Tarif üzerine.

KADIN : Gürbüz…

ADAM : Efendim ?

KADIN : Ne oluyor?

ADAM : Yok bişey, çorapsızım ve geç kaldım hepsi bu.

KADIN : Kiminle buluşucaksın ?

ADAM : Bilmiyorum.

KADIN : Bilmediğin bir yerde tanıamdığın birisiyle buluşmaya gidiyorsun ?

ADAM : Evet. Ayrıca çorabımın nerede olduğunu bilmiyorum. Bugün hiç birşey bilmiyorum.

KADIN : Gürbüzcüüm, sinirlenmeye başlamamın senin için bir sakıncası varmı ?

ADAM : Hayır yok, zaten ben de sinirliyim.

KADIN : Nereye gidiyorsun be adam?!

ADAM : Bir okurumla buluÅŸacağım. BeyoÄŸlu’nda bir cafede.

KADIN : Okurunla ha ? Bir tahminde bulunmak istiyorum izninle, bu bir KADIN deÄŸil mi ?

ADAM : Bilmiyorum.

KADIN : Bir ÅŸeyi de bil be ADAM!?

ADAM : Bana ikinci kez “be ADAM” dedin. İstersen üçüncü hakkını kullanma!

KADIN : O zaman sen de biraz daha açıklayıcı konuşmaya başla istersen.Mesela bu okurunun adı ne ?

ADAM : Nurten.

KADIN : Adı Nurten ama, sen KADIN olup olmadığını bilmiyorsun?

ADAM : Canım sadece isimden bunu anlayamazsın ki. Benim bir arkadaşım vardı mesela, ismi Gülten’di.

KADIN : Ve erkekti öyle mi?

ADAM : Hayır, kadındı ama bir sürü erkek adaşının olduÄŸundan söz etmiÅŸti….

KADIN : Gürbüz sabrımın sınırını merak ediyorsan hemen seni aydınlatıyım, tam ordayız. Yani bir adım daha atarsan sınırdışı olacaksın haberin olsun! Nerede tanıştınız bu kadınla ?

ADAM : Henüz tanışmadık, tanışmaya gidiyorum işte.

KADIN : İyi de tanışma isteğini bir şekilde belli etmiş olmalı değil mi ? Yoksa sen hiç bilmediğin birinin seninle tanışmak istediğini nerden bileceksin ?

ADAM : Bu kız ya da erkek, her neyse bana sürekli mail gönderiyordu ve hep tanışma isteÄŸini dile getiriyordu, sonunda ben de tamam buluÅŸalım dedim… Olay bundan ibaret .

KADIN : …..Güzelll.

ADAM : ………………

KADIN : Bir cafede ha ?

ADAM : Evet.

KADIN : HoÅŸ bir kahve kokusu..BeyoÄŸlu’nda olduÄŸuna göre,entelektüel bir hava..Belki uzaktan duyulan bi pipo aroması..Dipten gelen enstrümantal bir etnik müzik..Ve bir yazarla bir okurun tadına doyulmaz edebiyat sohbeti.

ADAM : Çok güzel anlattın, bir tek şey dışında çorapsız bir yazarla bir okurun sohbeti .

KADIN : AkÅŸam da bir bara gidersiniz herhalde.

ADAM : Saçmalama.

KADIN : Ne var bunda canım? Daha Nurten’in kadın olup olmadığı bile belli deÄŸil.

ADAM : Başka temiz çorap da yok, Allah kahretsin.

KADIN : Canım bu kadar sıkı giyinmene gerek yok zaten. Belki de yakında soyunacaksın.

ADAM : Nasıl yani?

KADIN : Nurten kadınsa yani !

ADAM : Biraz abartmıyor musun ?

KADIN : Sevgilim eğer uygun bir bulamazsanız buraya getir, ben anneme giderim ne olcak ?

ADAM : Karıcığım ben bir yazarım ve bir okurum benimle şahsen tanışmak için yoğun bir çaba harcadı. Ben de sonunda tanışmayı kabul ettim,bütün mesele bundan ibaret; lütfen bilimkurgu hikayeleri anlatma.

KADIN : Tabi canım tabi…. O yüzden bir saattir gözünün önündeki
çorapları görmüyor ve boncuk boncuk terliyosun.

temel ve ikiz kuleler

Haziran 24th, 2010 Yazan: PoYraZ

Newyork’ta ikiz kuleler yıkılmadan önce bir adamla bir kadın kulelerin
tepesinde akşam yemeği yiyorlarmış. Romantik bir yer, ortam süper,
Newyork acayip güzel, kemancılar, yemek… her ÅŸey süper… kadın
mest… baÅŸlamışlar muhabbete.. adam konuÅŸtukça kadın hayran, adam
konuştukça kadın hayran.. adam en sonunda konuyu yatağa getirmiş:

-Yatalım mı?? demiş..Kadın, birden ayağa kalkmış;

-Lanet olsun size, bütün erkekler aynısınız.. aklınız fikriniz yatakta.. deyip kendini camdan aşağıya atmış..

65. katta bir İngiliz camı açmış hava alıyor.. bi bakmış ki kadın düşüyor.. kadını belinden yakalamış..;

-Napıyorsun?? demiş..

Kadın ağlamaklı;

-YaÅŸamak istemiyorum. . demiÅŸ..

İngiliz;
-Olur mu hiç, hayat güzel, bak, seninle Londra’ya gideriz..

Kadın
-eee sonra? demiÅŸ..

İngiliz;

-Orada benim ÅŸatom var

- eeee sonra??

-Atlara bineriz, av partilerine katılırız..

-eee, sonra?

-en güzel viskileri içeriz

- sonra??

-Şöminemizin karşısına geçeriz..

-eee??

- sonra da yatarız .. demiş İngiliz..

Kadın yeniden ağlamaya başlamış;

-Allah kahretsin, bütün erkekler aynısınız,lanet olsun, aklınız fikriniz yatakta.. demiş ve atmış kendini camdan aşağı..

45. katta bir Fransız balkonda hava alıyor.. bi bakmış kadının biri düşüyor, hemen kadını belinden yakalamış

-Napıyorsun? demiş..

Kadın ağlamaklı;

-nefret ediyorum, yaşamak istemiyorum, hayat çok kötü.. demiş..

Fransız;
-olur mu.. hayat çok güzel.. seninle Paris’e gideriz..

-eee, sonra??

-cafelerde otururuz..

-ee, sonra?? demiş kadın..

-ÅŸanzelizede otururuz..

- sonra??

-en güzel yemekleri yeriz.. en güzel şarapları içeriz..

-eee??

-sonra, müzeleri gezeriz, elele tutuÅŸup Eyfel’e çıkarız..

-eee,sonra?? demiş kadın..

-ordan benim çiftliğime geçeriz..

-eee,sonra??

-yıllanmış bi şarap açarız..

-sonra??

-şarabımızı içeriz..

-eee??

-sonra da yatarız.. demiş Fransız..

kadın yine ağlamaya başlamış;

-lanet olsun size.. bütün erkekler aynısınız, aklınız fikriniz yatakta.. deyip kendini tekrar camdan aÅŸağıya atmış…

18.katta Temel balkonda hava alıyor… bi bakmış kadının biri düşüyor..yakalamış belinden hemen;

- ne ediysun?? demiÅŸ..

kadın ağlamaklı;

-yaÅŸamak istemiyorum. . demiÅŸ..

Temel;

-olur mu, hayat çok güzel daa.. demiş..

-seninle Rize’ye gideriz..

-ee, sonra??

-ee, çay toplaruk..

-ee, sonra??

-yaylaya çıkaruk..

-ee, sonra??

-ee, horon teperuk..

-ee,sonra??

-baktuk sıkılduk,deniz kenarına ineruk..

-ee,sonra??

-denize açıluruk..

-ee,sonra??

-ee, hamsi tutaruk..

–ee, sonra??

-hamsi tava yeruk..

-ee,sonra??

-hamsi buÄŸlama yeruk..

-ee,sonra?

-hamsikoli yeruk..

-ee,sonra??

-hamsili pilav yeruk..

-ee,sonra?

-hamsi çorbası içeruk..

-ee,sonra??

-hamsi reçelu yeruk..

-ee,sonra??

-hamsili ekmek yeruk…

-ee,sonra??

-hamsi çorbası içeruk..

- eeee, yani yatmıycak mıyız..? demiş kadın.

Temel kadına bakmış;

-Orospii!!!

demiÅŸ, atmış kadını aÅŸağıya…:))))

nie ben pastacimiyim :)))

Haziran 24th, 2010 Yazan: PoYraZ

Kadının biri kocasına:
- Kocacım musluk damlatıyor tamir edermisin , diye sorar.
Adam:
- Banane ben…… musluk tamircisimiyim der.
Kadın bi başka gün:
- Kocacım salondaki priz çalışmıyor bakarmısın , der.
Adam:
- Banane ben elektikçimiyim der
Yine başka bi gün kadın:
- Kocacım kapının biri kapanmaz oldu yaparmısın? der.
Adamdan yine aynı cevap gelir:
- Banane ben marangozmuyum.

Bikaç gün sonra adam akşam işten döner ve bir bakar musluk yapılmış priz çalışıyor kapıda kapanıyor. merak eder ve karısına sorar:
- Kim yaptı bunları?
* Karşı komuşumuz mithat bey.
- Ama karıcım o şerefsiz , karşılıksız bişey yapmazki.
* Tabi yapmaz. Bu iÅŸler karşılığında bana “ya bana pasta yaparsın yada benimle yatarsın ” dedi zaten.

Adam tedirgin bi ÅŸekilde sorar:

- Tabi sen pasta yaptın demi karıcım?
* Niye ben pastacımıyım? xDxDxD
_______

uyanık gayserili

Haziran 24th, 2010 Yazan: PoYraZ

Gökhan bir uçakta 58 laz ile 1 kayserili yolculuk yapıyorlarmış kaptandan bir ses gelmiş uçaktaki ağır eşyaların hepsini atın yoksa düşecez bunun üzerine tüm ağır eşyalar atılmış. 10 dak sonra kaptan tekrar seslenmiş uçağın sağ kanadını koparmak zorundayız yoksa düşecez kanadıda koparmışlar. sonra kaptan tekrar seslenmiş sol kanadıda koparacaz. uçak kanatsız ilerlerken kaptan seslenmiş kusura bakmayın ama uçağın alt kısmını kesmezsek hepimiz ölecez tüm yolcular yukarıdaki tutacaklara tutunmuşlar ve alt kısım kesilmiş. yolculuk devam ederken kaptan bu son isteğim malesef kontrolü sağlayamıyoruz o yüzden içinizden 1 kişinin atlaması lzım der bunun üzerine 58 laz kayseriliye döner kayserili ise şöyle der başını sallayarak tamam tamam anladım ama hani alkış der laz larda alkışlar.

mavi patikler

Haziran 16th, 2010 Yazan: PoYraZ

MAVİ PATİKLER

 ”Erkekler aÄŸlamaz.”
 ”Erkekler korkmaz.”
 ”Erkekler karı gibi gülmez.”
 Derken ortalık dul kadından geçilmiyor. Zira zavallı erkekler genç yaşta 
Hakkın rahmetine kavuşuyorlar.

 Siz hiç kapı komşusuna sabah kahvesine gidip karısını
 çekiştiren  erkek gördünüz mü?

 Fare görünce bağıran?
 ”Bu ara sinirlerim zayıf” deyip ha bire aÄŸlayan?
 Oysa onlar da kadınlarla aynı duygulara  sahip olarak geliyorlar dünyaya.
 Lakin daha ilk gün ayaklarına mavi patik  giydirmek suretiyle
  ”Ağır ol bakalım!” diyoruz.

 ”Ne alakası var mavi patikle?” demeyin. Mavi soÄŸuk ve ciddi bir renktir.
 Kime isterseniz sorun Ve katiyen tesadüf değildir o patiklerin rengi.
 Düşünülmüş, taşınılmış, seçilmiştir.
 Ayağa giydirildiği anda kulağa şunlar fısıldanmış demektir:
 Sen  erkeksin. Erkek olmanın gerekleri vardır. Ömrünün sonuna
 kadar bunları yerine getirmekle yükümlüsün.
Ömrünün süresi ise çatlama kat sayına bağlı. İçine ata ata ne  kadar
yaşayabilirsen  artık. Bize sorarsan pek uzun süreceği kanaatinde değiliz.

 Dikkat edeceğin husus, en dramatik hallerde bile mavi patikli
olduğunu unutmamandır.

 Misal, Aşık oldun.
 Sakın belli etme. Bırak karşındaki yansın tutuşsun.
 Sen ağır ol. Molla desinler yeter ki aşık demesinler.

 Misal, Sevgilinden ayrıldın.
 Sakın ağlayıp sızlama. Yine bırak karşındaki yıkılıp sürünsün.
Gözyaşı dediğin kadın kısmına yakışır. Zaten senin gözyaşı bezlerin
mavi patik operasyonuyla alınmış bulunuyor.

 Misal, Eve hırsız girdi.
 Karınla yataktasınız. Tıkırtı duydunuz ya da hırsızla burun buruna geldiniz.
Kim boğuşacak adamla? Bak bakalım karının ayaklarına!
Ne renk patikleri?  Pembe.
 Ya hırsızınkiyle seninki? Mavi.

 Kural,
 Mavililer boğuşacak.
 Pembeliler bağıracak.
 Herkes görevini bilsin. Ta doğum hanede yapıldı bu iş bölümü.

 Misal, Eşinle kavga ettin.
 Ne yapacaksın? Hiç. İşine gidip hiçbir şey olmamış gibi çalışacaksın.
 ”Ay İsmail çok sinirim bozuk, benimki sabah sabah anneme laf  etti”
diyemezsin.

 Karın o esnada telefonun başında, bir  sigara ve bir kahve eşliğinde
arkadaşlarına seni çekiştiriyor olabilir. Olsun.
Onun mazereti var, patikleri pembe.

 Misal, Evde aniden bir böcek  peydahlandı.
Kim gidecek üstüne? Tabii ki sen. Zira karının gitmesi hiçbir işe yaramaz.
 Böcek renk körü mü? Maviyle pembeyi ayıramaz mı? Ve sorarım sana,
hangi böcek pembeden korkar? Tam tersine aşka gelip karının üzerine
tırmanmaya  bile kalkışabilir. Ama mavi… Bırrrrr.

 Misal, Savaşa gidilecek.

 Kim gidecek? Tabii ki Mehmetçik. Sen hiç ”Vatan saÄŸ olsun” diye bağıran
Ayşecik gördün mü? Benim bildiğim Ayşecik kameranın karşısında
”Size baba diyebilir miyim amca?” diyordu ve
hatırladığım kadarıyla  omuzun da tüfek falan da yoktu.

 Diyeceğim,
 Mavi patikli olmak zor  zanaat…

« sonraki

RSS Feed