Temmuz 8th, 2010 Yazan: PoYraZ
YiÄŸitti mertti,
Adam gibi adamdı.
sabahları erken kalkmayı severdi
Günü bütünüyle yaşamak isterdi
Hiç aşık olmamıştı
hep dolu dolu severdi
Hiç mapus yatmamıştı
Her zaman birine tutsaktı.
Adı Memet’di,
Bir kalemi, bir onuru
Bir de mangal gibi yüreği vardı.
Ömründe meyhaneye gitmemişti
Lakin, rakıyıda pek severdi.
Hiçbir türküyü tam bilemezdi
İçtiğinde de hep türkü söylerdi.
En güzel elbiseleri giymek isterdi,
Bir pantolonu, bir gömleği
Bir de ceketi vardı.
Adı Memet’di
Bir kalemi, bir onuru
Bir de mangal gibi yüreği vardı.
Resim yapmayı hiç beceremezdi.
eÄŸer becerebilseydi;
Hep güneşin resmini çizmek isterdi.
gece karanlığını hiç sevmezdi,
‘Ben aydınlığa sevdalıyım’ derdi
Düşünceleri; Ay’dı, Yıldız’dı,
GüneÅŸ’ti… Bütün evrendi.
Adı Memet’di
Bir kalemi, bir onuru
Bir de mangal gibi yüreği vardı. |
| Â |
| ReÅŸat KarabaÄŸ
|
Temmuz 8th, 2010 Yazan: PoYraZ
*Kara bulutlar kaplamıştı güneşi,
Karanlıktı, kapkaranlıktı sanki yeryüzü.
Bir ışık bekliyordu yaşlısı genci,
Kadını, erkeği, yetimi, öksüzü
Bir ışık bekliyordu, yangın yürekler
Bir ışık ki aydınlansın yeryüzü.
*Bir yol vardı, giderdi aydınlığa,
Masmavi bir yol, giderdi Anadolu’ya
Denizler engin, denizler dalgalı,
Denizde köhne bir gemi ki yolcuları inançlı.
O yolcular ki hepsi özgürlüğe sevdalı.
Bu gemiyi dört gözle bekler tekmil Anadolu.
*Bahar geldi gelecek, yeşermeli ağaç dalları,
Yaz gelmeden ekilmeli özgürlük tohumları.
Bir haber salındı Amasya’dan Sivas’a
Sivas’ da çalındı sazlar.
Bir haber de Sivas’tan Erzurum’a,
Erzurum’da bar tutup oynadı dadaşlar.
Deniz rengiydi gözleri,
Altın sarısıydı saçları.
İnanıyordu… Kazanacaktı!
Tanık tuttu dağları taşları
Gitti karabulutlar, gitti karanlıklar,
Geldi Mustafa Kemal.
Koparıldı zincirler, eridi tahtlar, taçlar.
Yurduma sönmeyen bir güneş doğdu.
Mustafa Kemal ilkeleri
Özgürlüğe giden yol oldu. |
| Â |
| ReÅŸat KarabaÄŸ
|
Temmuz 8th, 2010 Yazan: PoYraZ
Sen, ilk sessin söylenen her sözdesin,
Bir ışıksın bakan her gözdesin.
Sen, gece karanlığındaki kutup yıldızısın,
Ayrılıkların yüreklerde bıraktığı sızısın.
Sen, gülen yüzlerde açan bir gülsün,
Bir günde yaşanan bin yıllık ömürsün.
Sen, hüzünlerde yüreklere düşen korsun,
Sonsuz yaÅŸamlara uzanan tek yolsun.
Sen, dört mevsimde erimeyen dağ başındaki karsın,
Adına türküler koşulan ulaşılamayan vefasız yarsın.
Binlerce ağıt yaksam her ayrılıkta özlemlerine,
Yine inanmayacaksın! |
| Â |
| ReÅŸat KarabaÄŸ
|
Temmuz 8th, 2010 Yazan: PoYraZ
Yaşama dair düşlere dalmışım
Düşlerimde kopan fırtınalar sensin.
Güneş, deniz, yağmur haykırışlar içinde
Ve esen rüzgâr sensin…
Gitmekle kalmak arasındayım
Adımlarım sensin
Günler, aylar, yıllar dörtnala
Ve gecem, gündüzüm sensin…
Dört mevsim aynı anda yaşıyorum
Kardelen çiçeğindeki renk sensin.
Kuşlar dönüşünü müjdeliyor
Ve beklediğim bu İlkbahar sensin…
Düşlerim yüklü bir gemi kalkacak birazdan bu limandan
Yol gösteren fener sensin
Yakamozlar, dalgalar eşlik edecek düşlerime
Ve varacağım en son liman sensin…
Temmuz 8th, 2010 Yazan: PoYraZ
Nefesin mutluluk kokacak günlerin birinde
Rüzgarlar esicek şehrin güneyinden
Ilıman ılıman
Her tene vuruÅŸunda
Nefesin benliğime vururcasına
Mutluluk akıcak gözyaşlarımdan
Senin mutluluÄŸun
İşte o zaman anlıyacaksın sevilmenin mutluluk olmadığını
Her insanın kendini sevebileceğini
Ama
MutluluÄŸun
Nefesinle bir başkasını sevmek olduğunu
Mutluluğu nefeslerde koklayacağız
Nehirler çıkacak karşımıza
Azgın kudurmuş nehirler
Belki bedenler aşamıyacak nehirleri
Karşılıklı bakışlar kalıcak sevmelerden yana
Ama mutluluk koktukça nefeslerimiz
Ne azgın nehir tanıyacak
Ne de hırçın dalga
Uçacak uçacak
Mutluluk kokan nefeslerimiz uçacak
Belkide nehrin bir ucunda sen
Bir ucunda ben varken
Akan gözyaşlarımız karışacak sulara
Onlar kavuşmasını bilir nede olsa
Mutluluk nefeslerde
Mutluluk gözyaşında
Mutluluk hayallerde
Bir mutluluk varki hep sende
Mutluluk varken tende bedende
Nedense
Yüreklerin kulakları hep sağır